[Fussilet 41/53:] سَنُرِيهِمْ آيَاتِنَا فِي الآفَاقِ وَفِي أَنْفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ “Biz onlara âfâkta (arz, sema ve kâinatlar) ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz, nihayet onlar için (Kur’ân’ın) gerçek olduğu, apaçık belli olacaktır.”
Hayvanlarda Sütün Oluşumu

Prof. Dr. Hamit Atiyye Muhammed

﴿وَإِنَّ لَكُمْ فِي الأَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهِ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَائِغًا لِلشَّارِبِينَ﴾ [سُورَةُ النَّحْلِ : 16/66]
Allah Tealanin Doğrusu davarlarda da size deliller vardır: Zira size onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından, halis bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından âfiyetle geçer.”(16/66) nurlu beyanı çerçevesinde sütün oluşumuna dair ibretli ayetleri.

Mukaddime
İnsan, uzun zamandır, sütün oluşumu ve hayvanın beslendiği gıda arasındaki alakayı anlamaya çalışmaktadır. Bilindiği üzere hayvan besinden mahrum kalınca ölür, fakat bununla birlikte insan bu besinin süt, et, kemik veya herhangi bir maddeye dönüşümünün nasıl gerçekleştiğini bilememektedir.
Modern bilim, süt içicilerine, o halis ve lezzetli sütün oluşum merhalelerini Kurana mutabık olan manalarını açıklamaktadır. Kuranın bize haber verdiği gibi “hayvanın karnında sütün oluşumu” bir takım sırları taşımaktadır. Aynı şekilde bunlar Münim u Halikin kullarına bahşettiği nimetlerin azametini de göstermektedir.
Hazım organların nasıl çalıştığını, azaların vazifelerini, kan dolaşımını, bu gıdaların midedeki sindirimi arasındaki alaka ve neticede besin maddelerinin kana karışmasını öğrendikten sonra –ki bu beş yüzyıl gibi uzun bir zaman aldı- bilim adamları hayvanların karında sütün nasıl oluştuğunu da anlamak için büyük gayret sarf etmişlerdir.
İşte bu aza ve cihazatın işlevini anlamak için tecrübî ilimlerle araştırmaları tam olarak gerçekleştirecek aletlerin icat edilmesi gerekiyordu, sonrasında çok hassas bir yol izlenerek bu durum gerçekleştirilmiştir.
İlim aracı olarak kullanılan cihazların peşipeşine geliştirilmesiyle sindirim sistemi hakkında birçok sırlara da ulaşılmıştır.
Yirminci asırda sindirim sisteminin peş peşe olan fonksiyonları açığa kavuşturulmuştur. Bunun gibi en önemli sindirim salgılarının oluşumu ve etkilenmesi açığa çıkarılmış ve sindirim ameliyesinde büyük role sahip olan bir çok enzimin varlığı da kesinleşmiştir.
Allah Teala’nın “Doğrusu davarlarda da size deliller (ibretler) vardır”(16/66) ayetine dair olan dilsel i’cazı
Delil manasına gelen “İbret” kelimesi “nekira” (belirsiz olup) olayın önemine işaret etmektedir. Rağıp el isfahani’nin el-müfredat kitabında “ibra” kelimesinin, geçme ve bir durumdan diğerine intikal etme manalarına gelen “abr” kelimesinden türediği nakledilmiştir. Nitekim bu olaylar kendisiyle muhatap olan kişiyi ulaşılması güç olan gerçeklere ulaştırdığı için ibret şeklinde tesmiye edilmiştir. Bunun üzerine ayetten anlaşılan mana şudur: yani hayvanlar üzerinde temaşa ettiğiniz tecelliler vasıtasıyla Allah u Tealanın marifetine, azametine, ilmine ve kudretine dair delilleri bula bilirsiniz.
HAYVANLARIN SÜTÜNÜN YARATILMASINDAKİ İ’CAZ
Bu ayet-i kerime’de Allah’u Teala Halık sıfatının kudretine işaretle bize ibret sayılabilecek açık bir gerçeği nazara vermektedir. Hayvanların karınlarında, müthiş bir teknikle bizlere sunulan süt, insanlar açısından önemli bir besindir.

KAN VE İŞKEMBE ARASINDA SÜTÜN OLUŞMA MERHALELERİ
Hayvanlardaki sütün oluşumu memelerdeki süt bezeleri yoluyla, sindirim sistemi, dolaşım sistemi ve üreme sistemi arasında planlı bir düzen içerisinde ve aşamalı olarak tamamlanır. Diğer sistemlerde bunda bir görev sahibidir ki Allah bu işin sonunda içenlere lezzetli, halis bir süt oluşması için her bir sisteme özel bir görev vermiştir. Sütün oluşumunu şu şekilde açıklayabiliriz.

  1. Midede sindirim işlemi

Sindirim hareketli, kimyevi ve hayvanların midesinde bulunan enzimler yoluyla mikrobi sindirim gibi farklı şekilleri vardır ki esas sindirim ağızda hareketli ve enzimler yoluyla iki şekilde olur. Yem taneleri çiğnenerek parçalara ayrılır ve ilk sindirimi gerçekleştirip, enzimleri içeren salyalarla bunlar karıştırılır. Böylece ilk sindirim gerçekleşmiş olur. Daha sonra mide de tekniki, mikrobi ve kimyevi sindirim tamamlanır. Sonrasında ise besin maddesinin işkembeden ağızda geviş getirilmesi, onun çiğnenerek döndürülmesi ve ona salyaların karışması, ve tekrar mide bakterilerinin onu işlemesi için salyayla beraber iade edilir. İçindeki şekerler ve bakteriler çözülür, ve gerçek midede enzimli sindirim meydana gelir. Bu sindirim sisteminden sonra yem işkembeye döner, işkembe de sindirim işleminden sonra bağırsaklardaki katı maddeyi yumuşak hale getirir.
2- Yağlı asitlerin dışkı arasından çıkarılması işlemi
Seliloz ve şeker için hayvan midesinde ki besinlerin eritilmesi esnasında dışkı oluşumunda değişiklik ve mayalanma meydana geliyor. Bu değişim halik, pyotrok ve probiyonik, üç tane yağ asidinin oluşmasına sebep oluyor. Mide etrafında dağılmış olan kılcal damarlar, bağırsaklara, asit kanalı oluşmadan bu asitleri emiyorlar. O olduğu gibi diğer besinlere tabi oluyor. Ayette de açıklandığı gibi kan ve dışkının arasından süt bezlerine ulaşıyor.
Dışkının ince bağırsaklara aktarılmasıyla sindirim işi devam eder ve dışkı kontrollü bir şekilde bağırsaklarda, pankreasta ve karaciğerdeki safra kesesinde bir sindirime maruz kalır. Bununla besinlerin içeriği çok karmaşık parçalardan basit parçacıklara çözümlenmesi tamamlanıyor. Bu gelişmeyle karmaşık şekerler basit şekerlere dönüşüyor, yağlar yağ asitlerine dönüşüyor ve proteinler depolanan asitlere dönüşüyor ancak vitaminler, tuzlar ve su kılcal damarlar tarafından emilmeden önce sindirime ihtiyaç duymuyorlar. Çözülen besin maddeleri birçok yolla ince bağırsaklarda oluşan liflerle emiliyor. Bu maddeler kaplama dokusu altında gelişen küçük kan damarlarına ve bu damarlardan büyük kan damarlarına ulaşıyor, kan dolaşımına katılıyorlar.
3-Kan arasından çıkarma işlemi
Süt oluşumu meme bezeleri vasıtasıyla iki önemli işlemle tamamlanıyor:
a-Birinci merhale: Süt oluşumunun bazısının kan dolaşımından süzülmesiyle
b-İkinci merhale: Besin gözeneklerinin başrol oynamasıyla başka süt oluşumunun montajıyla

a-Birinci merhale: Süt oluşumunun bazısının kan dolaşımından süzülmesiyle

Kan vasıtasıyla vücudun bütün hücrelerine besin maddelerinin taşınmasıyla başlıyor ve kan arasından meme hücrelerinin süt oluşumu için gerekli olan maddeleri emmesiyle işlem tamamlanmış oluyor.
Halik asidi sütte yağ oluşumunda rol oynuyor. Pyotrok asidi sütte protein oluşumunda rol oynuyor ve probionik asidi de sütte şeker oluşumunda rol oynuyor. Sütte yağın bulunması sütün leziz, kolay yutulabilen bir besin olmasını sağlıyor. Sütte yağ oranının azalması ölçüsünde lezzeti ve içimindeki kolaylığı azalmaktadır.

  1. Sütte yağlı asitlerin oluşumu

Sütteki yağların büyük bir bölümü, işkembede kısmi bir şekilde hazmedilmiş yemden elde edilen bitkisel yağlardan oluşmaktadır sonrada kan bunları memedeki süt salgılayan bezlere taşımakta ve burada bezlerin hücrelerinin perdelerinden rahatlıkla geçebilmesi için küçük parçacıklara ayrılmaktadır. Bunun üzerine her bir davarın yediği yemlerin yeterli bir şekilde geviş getirme ameliyesi ve işkembede yeterli bir şekilde mayalanma faaliyetinin tam olması sütteki yağ oranının artması veya eksilmesinin sebebidir. Sütte bir çok parçacıklar vardır, bunlar işkembede yemin, mayalanmasından ortaya çıkar ve glikoz üretmek için karaciğere giden bir çok uçucu yağlı asitleri meydana getirir ve bu glikozu da kan, memede süt salgılayan hücrelere taşımakla laktoz dediğimiz sütün şekerini oluşturmaktadır.

 

  1. Sütte proteinli maddelerin oluşumu

Protein maddeleri, süt salgılayıcı hücrelerde kanın işkembeden hücrelere taşımış olduğu amonyum asitlerinden elde edilir. Söz konusu mesele, kanın direkt olarak kendi salgılayıcı hücrelerine taşıyan protein maddeleri, bağışıklık hemoglobinleri(ımmunoglobulins)ve kolostrum(colostrum) dediğimiz hayvanın hamileliğinin son dönemlerinde hayvanın farklı yerlerinde oluşan ve kanın yine direkt olarak memeye taşımış olduğu maddelerden hariçtir.

  1. Vitamin & mineral tuzların oluşumu

Sütte kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum başta olmak üzere bir çok element parçaları vardır. Ve ikinci derecede ise sodyum, klor, gibi maddeler gelir. Bu maddeler işkembede(geviş getirme organı) mayalanmış hayvan besininden elde edilmektedir.
b. İkinci merhale: Başka besin hücreleri yoluyla oluşturulan sütler
ikinci merhale başka besin hücreleri yoluyla oluşturulan sütler hücre duvarı yoluyla kandan elde edilen sütün oluşmasında kullanılmış besin hücrelerin uğrak yeri olan hücrelerin köklerinden elde edilmesidir. Tespit edilen bir bilgiye göre sütün proteinleri süzülme ve terkip (oluşum) sonucu beraber oluşmakta ve bundan dolayı kanda lactalbumin, lactoglobvin maddeler bulunmamaktadır ve bunun içinde kanda terkibi ilk amonyum asitlerinden oluşan hücrelerden olması lazım bu da inek sütünün yaklaşık %94 nü temsil eden nitarcin proteininden oluşmaktadır. albomin ve hemoglobin bağışıklık sistemine gelince kan ve sütte sınıflara ayrılmışlardır,ki kanda bu değişmemekle beraber sütte değiştiğini açıkça görmekteyiz. Sütteki asıl karbondiyatlara gelince o latoz şekeridir ve glikoz parçacıklarından oluşmaktadır, küçük gliktoz parçacıkları glikoz şekerlerinin üzerinde kanlar oluşturmaktadır. Laktoza gelince onda kan yoktur ve bunun için oluşumu memelerin bezlerinde tamamlanmaktadır.

Glikozun meme dokusu(mammary tissues) yoluyla elde edildiği bulgusuna ulaşılmıştır. buda arteryel kan glokozunun içeriğinin yaklaşık %25 oranında kaybedilmesine sebebiyet vermiştir ve diğer taraftan da laktozdaki karbonun yaklaşık %70-80 oranının- laktoz şekerinin kısa silsileli yağ asitlerinden(short-chain fatty acids) elde edildiği gibi- plazma glikozundan(plasma glucose) elde edildiği bulgusuna da ulaşılmıştır.
Yağa gelince, sütte bulunan yağın yaklaşık %75’i meme bezlerinde imal edildiği görülmüştür ve ruminantlarda da asetatların meydana geldiği görülür. asetatlar ise uzun karbon silsileli yağlı asitler için temel ilklerdir.
Su kan yoluyla süte filtrelenmekle sütün oluşumunun büyük bir bölümünü (%87)oluşturur. ve sütün diğer katı maddelerinin içeriklerinden tezat olarak farklılık gösterir.
4.sütteki salgı bezleri ve oluşum süreci
Sütün oluşum sürecine geçmeden önce hayvan memelerinin terkibinde ki mûcezivi noktalara işaret etmek istiyoruz.
Memenin Anotomik Oluşumu
Yüce yaratıcı gerek otçul hayvanların memelerini gerekse diğer memeli hayvanların memelerini insanların ve o hayvanın yavrularının rahatça istifade edebilmeleri için onları mükemmel bir şekilde tasarlamıştır. Hayvanların memeleri dörtlü terkibe sahiptir. Memeler sütle dolu olduğunda ve ağırlaştığında herhangi bir taraftan gelebilecek tehlikelere karşı koruyabilmek ve yüksekte kalabilmesi için ta ana kaynaktan,(havuzdan) özel bağlarla sarkıtılmıştır.
Hayvan memesinin her dört kısmından biri süt toplama ve biriktirme konusunda müstakil bir şekilde çalışır. Memenin duvarlarını oluşturan, üst üste konulmuş ve onun beslemesini sağlayan kılcal damarlara bitişik bezler bulunmaktadır. Bu bezler boruların sonundan memeye gelen süt yığınına engel oluyorlar. Borularının uzunluğunu, genişliğini ve şeklini sağlıyorlar. Kaslar ise çok özenti ile sütün dışarıya hızlı akmasını sağlarlar, sadece zaruriyet halinde dışarıya akıtmasına izin verirler. Aynı zamanda sütün dışarıya akmasıyla mikroplar ve benzerlerin içeri kaçmasını engellemek için kapatmasını sağlarlar. Oksijen taşıyan atardamarlardan gelen kan ile başka damarlardan gelen rengi boza yakın olan limf sıvısı ile hayvanın midesinden gelen sindirilmiş işkembe atıkları bu bezlerin içinde işlenerek süt haline gelir. Memedeki boşlukları kapatan ve sütü ifraz eden bu bezler çok müdakkik, özel ve aynı zamanda sütün terkibini ve korumasını sağlayan hücrelerden meydana gelir. Bu bezler hamile bir dişinin doğum zamanı yaklaştığında, anne ile yavrusunun arasında bulunan plasenta kordonu daha kolay ayrılsın diye inceltmesini ve vücudun hepsini harekete geçmesini sağlayan hormonlar salgılar.
1-Sütün oluşma etapları.
Bazı uzman araştırmacılar, memenin içinde yaptıkları araştırmalarda, sütün oluşmasında rol oynayan elemanların, ineğin memesinin içinde bulunduğu sonucuna vardılar. Hatta şimdiye dek sütün oluşmasında önemli rol oynayan bazı elemanların nasıl meydana geldiği hala bilinmemektedirler. Bazı alimler bu elemanların bazı etaplardan geçerek oluştuğuna inanıyorlar . Ama gerçekte bu elemanlar, kandan süte dönüşmeleri için bazı faktörlere ihtiyaç duyuyor. Onlardan birkaçı : Soğancıklardaki sütün basıncı atar damarlardaki kanın basıncından daha fazla olmaması gerekir. Bu kandaki basınç, elemanların devamlı doğal bir şekilde süte dünüşebilmelerini sağlar. Soğancıkların içindeki basınç, sütün hızlı oluşmasında dolaylı ya da dolaysız olarak önemli bir rol oynar.
2- Sütün salgılama safhası:
Süt kabarcıkları süt verir ve süt, süt kabarcıklarının bulunduğu ve bu kabarcıklarının boşalmasına yarayan hücrelerinin sitoplazmasından meydana gelir. Süt prolakotin hormonlar, östrojen, albergstron, ve bazı salgılayıcı alstrulattan bezlerden tiroksin hormonlarıyla ilgili olarak meydana gelir.
Sütün hamilelik esnasına gelmesine ve azalmasına engel olan en önemli amiller, hamilelik esnasına hareketli olan alastroginap oranının düşmesidir.

  1. Sütün çıkma safhası:

Bu merhale sütün süt kanallarından ve süt kabarcıklarının deliklerinden (meme) dışarı çıkmaya başlamasıdır. Sütün dışarı çıkma ameliyesi iradi olarak karın kaslarının ve süt kanallarının düzenlemesiyle olur. O esnada hipofiz bezleri arkasına bulunan eklemlerden salgılanan oxytocine hormonları etkisinde kalır. Sütün memeden boşaltılmasında ve süt bezlerinin ve kanallarının açılmasında iç basıncın yüksek olmasına ihtiyaç duyulur. Bu sütün akma ameliyesi hayvanın sinir siteminin ve hormonların harekete geçmesiyle olur. Bu da sütün sağılacağını hayvana çağrıştıracak her hangi bir durumla meydana gelir. (Süt kovalarının sesleri, veya süt robotunun yeri, veya süt sağan kişinin sesi, veya sütün sağılacağına delalet eden bir şey gibi…) bu çağrışımların tesiri alhbozodamutun sinir sistemi lifleri yoluyla kanda oxytocine salgılamayı yapan hipofizlerin arkasına nakletmesiyle gerçekleşir. Bu son hormon bezin içindeki basınçtan süt bezlerinin muhteviyatını boşaltmasına engel olan basolit hücrelerine ulaşır. Sütün dışarı çıkmasını ve süt kanallarının dışarıya açılmasını sağlar. Hayvanın hastalanması veya dışarıdaki herhangi bir etki sonucu, sütün çıkmasını imkansız kılacak bezlerin basıncının düşmesini sağlar, ve süt bezlerinin iç basıncını indirecek hidronalin hormonunu salgılamaya başlar. Genellikle bu harici etkinin izale olmasıyla bu hormonlar eski haline ve bezlerin iç basıncı da eski normal olan haline döner.
Buna rağmen azımsanmayacak kadar ciddi bir oranı yine süt kanallarında ,boş alanlarda, süt hücrelerinin üretilip dokunduğu alanlarda varlığını devam ettirir sağma esnasında memelerden boşalır. Bazı araştırmalar sonucu sağmalarda ilk çeyrek saatte %20 son çeyrekte %30 süt elde ediliyor ve memelerin sağ ve sol tarafları toplamda %50 ye yakın süt verir diğer hayvanlardan farklı olarak.
Sütün Oluşumundaki İcaz-i Yön
Mikroskopların icadı olan iki asır öncesine kadar hiç kimse insanın ve hayvanın sindirim sisteminin vazifelerini, keyfiyetini ve bu sistemin kan dolaşımında ve sütün oluşum mertebelerindeki rolünü ve esrarını bilmiyordu. Gelişen teknolojik cihazlar, ilmi tecrübeler ve asırların geçmesiyle insanlık sütün oluşumunun; yemeğin hazmından sonra kan ve dışkı ile beraber damarlardan gidip dişinin göğsünde bulunan süt bezlerine saf ve temiz bir süt olarak ulaştığını ve onda ne bir kan nede bir dışkı eseri görülmeden ve içenlere lezzet veren tatlılıktaki şekeri olduğunu ispatladı.
Bu sırlar; yıllar süren ilim yolculuğu, ilmi araştırmalar ilmi tecrübeler ve asırlarca süren çabalar olmadan önce insanlık tarafından bilinmiyordu. Ama Kur’an-ı Kerim bu sırları okuyucusuna on dört asır önce açıkladı hem de en veciz ve en güzel ifadelerle. Kim Hz. Muhammed’e diğer insanlardan farklı olarak böyle bir zamanda(14 asır önce) sindirim sisteminin sırlarını, dolaşım sistemini ve süt bezlerindeki gizemleri öğretir? Tabi ki yeri, göğü yaratan ve kainattaki yarattıklarının sırlarına vakıf olan sadece bir olan Allah Celle Celaluhu.
Aynı şekilde Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam’da çok erken vakitte sütün içinde çok farklı kıymette gıdaların ve vitaminlerin olduğunu ve bunun başka hiçbir içecekte bulunmadığını hem de daha insanlar sütün mahiyetini, içeriğini ve oluşumunu idrak edemedikleri bir vakitte bunlara işaret etmiştir. Daha sonra ilimler ilerleme kat edince aletler gelişince bilim adamları bu hakikatlere ulaştı; Sütte bulunan gıda miktarı, protein, yağ, karbonhidrat ,vitamin, madenler vb. oranları. Bütün bu hakikatler da şahit ki Kur’an-ı Kerim Allah Celle Celâluhu’nun ilmiyle inmiştir ve Hz. Muhammed -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- Allah’ın Rasulu’dür.Allah (c.c) Nisa süresi 166’da: ‘’ Lâkin Allah sana indirdiğine şahitlik eder ki onu Kendi ilmiyle indirmiştir.Melekler de buna tanıklık ederler. Zaten Allah’ın şahit olması bir şeyin gerçekliği için yeter de artar!’’
Konunun özeti
Bu detaylı açıklamalardan sonra- sütün, hayvanların memelerinde o mükemmel oluşumu, Kur’an’ın onun lezzetli hoş tadıyla vasfetmesi ve sevilmeyen renk, tat, kokulardan saf, pak olması Halik-ı Zülcelal’in nimetine ve sonsuz kudretine delâlet ettiği âyandır. Bilim adamları uzun çalışmalarıyla sindirim sisteminin sırlarını ve azaların vazifelerini, kan dolaşım sistemini ve midedeki gıda maddelerini emme ameliyesinden kana girmesine kadar keşfetmişlerdir.Çalışmaların devamıyla sütün hayvanların memelerindeki oluşum keyfiyetini keşfetmişlerdir. Bu açılımlar zamanın ve teknolojinin gelişmesine bağlı beş asır sürmüştür. Allah her organı bir vazife ile yaratmıştır. İçenler için lezzetli pak sütün oluşumunun sırrı hayvanların vücudundaki sindirim, dolaşım ve üreme sistemlerinin mükemmel, ince tanzimiyle, memelerindeki süt bezlerindedir.
Hayvanın memesinde bir litre sütün oluşması için memeden (500) beş yüz litre kan geçmesi lazım ki ta sütün oluşumuna gerekli olan proteinleri, karbonhidratları, yağları, unsurları, vitaminleri ve hormonları süzebilsin. Burada dikkat çekilmesi gereken bir husus var ki o da memedeki iki bezin kanda dolaşan zehirli, zararlı, asitli maddelerden kaçınarak besleyici faydalı maddeleri süzerek, ayırt ederek ve seçerek memede sağılması için bekletmesidir. Memeler bu vazifeyi görür iken cesette başka iki bez var ki onlar tamamen farklı vazifeyi görürler. Evet, böbrekler de kandaki zararlı zehirleri ve üre asitleri üreme organıyla vücuttan dışarı çıkarırlar.